Medyum Ali Değermenci                    ANA SAYFA BÜYÜ CİNLER NAZAR VEFKLER  ÇALIŞMALARIM İRTİBAT medyum ali degermenci medyum ali değermenci
SESİNİZİ   DUYURMAK   DERDİNİZİ     ANLATMAK    YAŞADIKLARINIZI    PAYLAŞMAK    SORUNLARINIZA    ÇÖZÜM    BULMAK   İSTİYORSANIZ     ÜNLÜ    MEDYUM    ALİ    DEĞERMENCİ'Yİ    ARAYIN     0312 424 11 80 .... 0535 230 87 80
  ANA SAYFA
  ÖZGEÇMİŞİM
  BÜYÜ
  VEFK NEDİR ?
  CİNLER
  NAZAR
  ŞİFALI BİTKİLER
  RÜYA
  MEDYUM NEDİR ?
  MUSKA NEDİR ?
  DİNİ BİLGİLER
  KÖŞE YAZILARIM
  BASINDAN
  ÇALIŞMALARIM
  İRTİBAT
namaz sol alt

KÖŞE YAZILARIM

ZEMZEM   SUYU

                Hz. İbrahim, Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerden biridir. Nemrut tarafından ateşe atıldı fakat ateş onu yakmadı. Bu olaydan sonra İbrahim, memleketi olan Urfa’dan ayrılıp Şam’a, sonra da Mısır’a geldi. Mısır kralı, İbrahim’in çokgüzel eşi Sare’ye sahip olmak istedi. Sare’nin Allah’a yalvarması neticesinde kral titremeye başladı. Başına bir hal geleceğinden korktu. Sare’yi İbrahim’e geri gönderdi ve kendisine Hacer isimli cariyeyi de hediye etti. Sare de Hacer’i İbrahim’e bağışladı. Buhari’nin Abdullah b. Abbas’tan rivayet ettiği uzun bir hadis-i şerifin devamı şöyledir.

                “... İbrahim, Hacer ile evlenip İsmail doğduktan sonra emzirmekte olduğu bu oğlu ile birlikte Mekke’ye geldi. Hacer ile İsmail’i, Mescid-i Haram’ın bugün bulunduğu yerin yukarısındaki büyük bir ağacın yanına bıraktı. O tarihte Mekke’de hiç bir kimse yoktu. Hatta içecek su bile yoktu. İşte İbrahim, Hacer ve oğlunu buraya bıraktı. Sonra İbrahim, Şam’a gitmek üzere oradan ayrıldı. Ayrıldığı sırada İsmail’in annesi Hacer, peşine takılıp ona şöyle diyordu: --- Ey İbrahim, bizi bu vadide bırakıpta nereye gidiyorsun ?  Öyle bir vadi ki ne görüp görüşecek bir insan var, ne de hayat eseri başka bir şey var. Hacer bu sözleri ne kadar tekrar ettiyse de İbrahim dönüp ona bakmadı. Nihayet Hacer ona: Bizi burada bırakmanı Allah mı emretti ?  diye sordu. İbrahim de: Evet Allah emretti, diye cevap verdi. Bunun üzerine Hacer: Öyle ise Allah bizi unutmaz, O bizi korur dedi.

                Artık İsmail’in annesi oğlunu emziriyor ve kendisi de kırbadaki sudan içiyordu. Nihayet kırbadaki su bitince hem Hacer hem de çocuğu susadı. Hacer, çocuğun susuzluktan toprak üzerinde sızlanarak yuvarlandığına bakmaya başladı. Fakat çocuğun bu elim haline bakmaktan fenalaşarak onun yanından kalkıp biraz öteye gitti. O mıntıkada Kabe’ye en yakın tepe olarak Safa tepesini buldu ve  onun üstüne çıktı. Sonra vadiye karşı durup kimseyi görebilir miyim diye bakmaya başladı. Bu defa Safa tepesinden indi. Vadiye inince ( ayağına dolaşmasın diye ) entarisinin eteğini topladı. Sonra müşkil bir işle karşılaşan bir insan azmiyle koştu, vadiyi geçti. Sonra Merve tepesine çıktı. Orada da biraz durdu ve kimseyi görebilir miyim diye baktı. Fakat hiç kimseyi göremedi. Hacer, bu suretle ( Safa ile Merve arasında ) yedi sefer gitti, geldi. Hacer, son defa Merve üzerine çıktığında bir ses işitti ve kendi kendine  ‘Sus, iyice dinle’ dedi. Sonra dikkatle dinledi. Bu sesi evvelki gibi bir daha işitti. Bunun üzerine Hacer:  Ey ses sahibi, sesini duyurdun. Eğer sen bize yardım edebilecek güce sahipsen, bize yardım et, dedi.

                Hacer böyle der demez, hemen ZEMZEM kuyusunun yerinde bir melek göründü. O melek, ayağının topuğu ile yahut kanadıyla yeri kazıyordu. Nihayet su göründü. Hacer, su başka tarafa akmasın diye suyu eliyle çevirdi, havuz gibi yaptı. Hacer hem eliyle böyle yapıyor, hem de kırbasını doldurmaya devam ediyordu. Su ise yerinde kaynıyordu. Abdullah b. Abbas bu arada şöyle dedi:  “ Resulullah (S.A.V.), Allah, İsmail’in annesi Hacer’e rahmet etsin. O, zemzemi kendi haline bıraksaydı, suyu avuçlamasaydı, muhakkak ZEMZEM akar ve bir ırmak olurdu, buyurdu. “ Hacer, bu sudan içti ve çocuğunu emzirdi. Melek Hacer’e: Helak oluruz, kayboluruz diye korkmayın. İşte şurası Allah’ın evidir, o evi şu çocukla babası yapacaktır. Muhakkak ki Allah, o işin ehlini zayi etmez, dedi.

                Mekke şehrinin idaresini İsmail’den sonra oğlu Nabit, ondan sonra da Cürhüm Kabilesi devam ettirdi. İşte bu sırada Yemen’den kuzeye doğru güç eden EZD kabilesinin bir kolu olan HUZAA Kabilesi Harem bölgesinde kalmak için Cürhüm Kabilesinden izin istedi. Cürhüm Kabilesi onlara izin vermeyince aralarında başlayan savaş Huzaa Kabilesiın kesin zaferiyle neticelendi. Bunun üzerine Cürhüm Kabilesi Mekke’yi terk etmek zorunda kaldı. Şehirden ayrılırken de ZEMZEM kuyusunu kapattılar. Kuyunun en dibine altından yapılmış iki ceylan heykeli, bir takım silahlar, kılıçlar, zırhlar koyarak; sonra da çakıl, kum ve taşlarla kuyuyu doldurup yerini belli olmaz hale getirdiler. Bu şekilde kapatılan ZEMZEM kuyusu, Abdülmuttalib’in onu bulup ortaya çıkarmasına kadar kapalı kaldı. Kimse onun yerini bulamadı. Hz. Peygamberin dedesi Abdülmuttalib, gördüğü bir rüya üzerine, oğlu Haris ile birlikte, rüyada kendisine gösterilen yeri kazarak ZEMZEM’i buldu. ZEMZEM’in bulunması ile Haşimoğulları kendilerine ait olan  “hacılara su dağıtma “  işini daha kolaylıkla yerine getirdiler. “

                Hazreti Peygamber, suyu oturarak içtiği halde zemzemi ayakta ve Kabe’ye bakarak içmiştir. Bu tavrı, zemzemin temiz bir su olduğunun delilidir. Zaten, zemzem suyu içerken Beytullah’a dönerek, “Allah’ım! Senden faydalı ilim, bol rızk ve her türlü dert için şifa niyaz ediyorum.” şeklindeki dua okunuyor. Yapılan ilmî çalışmalar, zemzemin 27’nin üzerinde hastalığa iyi geldiğini gösteriyor. Kabe’nin 20 metre kadar doğusunda yer alan zemzem kuyusu, Hz. Hacer validemizin susuzluktan ölmek üzere olan emzikteki bebeği Hz. İsmail’e su ararken Allah’ın buldurduğu bir kaynak. Hz. Hacer, su bulabilmek için bugün bütün hacıların ‘say’ yaptıkları 400 metrelik Safa ve Merve tepesi arasında tam 7 kez koşuyor. Sonuncusunda, Allah zemzemi sunuyor. Zemzem bu yönü ile, aynı zamanda ‘teslim ve tevekkülün de pınarıdır.’

                Yüce Peygamberimiz; "ZEMZEM suyu hangi niyetle içilirse onun içindir. Eğer şifa niyetine içilirse şifa verir, susuzluğunu giderme niyetiyle içersen susuzluğunu giderir, açlığını gidermek niyetiyle içersen doyurur. Çünkü O Cebrail'in(A.S.) ayağını vurarak çıkarttığı, Hz. Allah'ın İsmail'e(A.S.) içirdiği sudur." buyurarak ZEMZEM'in önemini belirtmiştir.

                Avrupa'da labaratuvarlarda yapılan araştırmalara göre zemzem suyu, diğer sulara göre daha az kükürt taşıyor. Yine aynı araştırmaya göre diğer sulara nazaran çok daha besleyici olmasının yanında, çok daha fazla mineral barındırıyor.

                Zemzemin kaynağı henüz bilinmiyor. Nereden geldiği konusu şu anki teknolojiye göre hala bir sır. Yakınlarında hiçbir kuyu olmaması ve denizden seksen kilometre uzakta olması dolayısıyla bilimadamlarına göre zemzem suyunun kaynağını denizden veya başka bir kuyudan alması imkansız. Bir de uzun yıllardan beri suyun tükenmemesi durumu var ki, o da cevaplandırılamamış sorular arasındadır.

                Açlığını gidermek isteyen açlığını, susuzluğunu gidermek isteyenlerin susuzluğunu gideriyor. Sadece birbuçuk metre derinliğindeki ufacık bir kuyudan çıkan su, hac mevsimi boyunca milyonlarca hacının tüm su ihtiyacını karşılıyor ve miktarıda de bir azalma görülmüyor. Ayrıca dünya sağlık örgütü(WHO)' nun raporuna göre zemzem, Dünyadaki en içilebilir ve sağlıklı sulardan biri. Amerika'da yapılan test sonuçlarına göre, Dünyada içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan tek su zemzem suyu.

Medyum Ali Değermenci                    ANA SAYFA BÜYÜ CİNLER NAZAR VEFKLER  ÇALIŞMALARIM İRTİBAT Medyum Ali Değermenci
Onur Çarşısı Kat:5 No:114  Kızılay ANKARA / TÜRKİYE İş: 0 ( 312 ) 424-11-80  Cep ( 0535 ) 230-87-80

mamak nakliyat - natoyolu halı yıkama - keçiören halı yıkama - mamak halı yıkama - abidinpaşa halı yıkama tuzluçayır halı yıkama ankara halı yıkama

akdere halı yıkama - beylikdüzü ikinci el eşya - ataşehir ikinci el eşya ek iş ilanları rulman

mamak halı yıkama

e"> ankara yorgan yıkama

e-mail: medyumalidegermenci@yahoo.com